Yazar olmak için tıklayınız!

‘ Genel ’ Etiketli Yazılar

 
20 Mart 2009, Cuma

Su ve Tuz İhtiyacı
Sıcakların rekor dereceye yükseldiği bu günlerde bol bol terliyor ve bol bol su ve meşrubat içiyoruz. Peki tuz almaya özen gösteriyor muyuz? Ter bol miktarda tuz içerir. Aşırı miktarda terleyince su ile birlikte vücuttaki tuz miktarı de azalıyor. Tuz almaksızın su ve meşrubat içtiğimizde kandaki yoğunluk düşer. Böylece hücrelerin içine su girişi olur ve hatta hücreler patlayabilir de. Su zehirlenmesi denilen bu tablo ölüme bile yol açabilir. Bol su içiyorsanız tuzu da ihmal etmeyin.

Sigara İçenler C Vitaminini İhmal Etmemeliler
En doğrusu sigarayı hiç içmemek ama bu başarılana kadar bazı önlemlerle zararı azaltmak da gerekiyor. Sigara içilmesi vücutta C vitamini tutulmasını olumsuz etkiler. Böylece sigara içenlerde C vitamini eksiklikleri oluşabilir. Bu nedenle sigara içenlerin taze sebze ve meyva ile ya da ilaç şeklinde C vitamini almaları doğru olacaktır. Ayrıca sigaranın vücutaki olumsuz etkilerinin bir kısmını, C vitamininin antioksidan etkisi ile azaltmak da mümkündür. Ancak bütün bunlardan arda kalan zararların da büyük olduğunu unutmayın

Gebeler, iyi pişmemiş etten uzak durun
Toksoplazma adı verilen parazit bebeklerin sakat doğmasına neden olabilir. Toksoplazma kedilerde yaşayan bir parazit olmakla beraber tek kaynak kediler değil. İyi pişmemiş etler de önemli bir kaynak. Ayrıca toprak da tokoplazma kaynakları arasında. Bu nedenle özellikle çiğ yenilen sebzeler, salatalar ve meyvalar da bulaşmaya yol açabiliyor. Eğer gebeyseniz ya da gebe kalmayı planlıyorsanız çiğ yenilecek sebze ve meyvenin temiz suyla iyice yıkandığına emin olun ve yiyeceğiniz etlerin de iyice pişmesini sağlayın.

Şişmiş Konservelere Dikkat
Sebze ve meyvelerin her mevsim bol bulunduğu ülkemizde, konserveler genellikle hazır yemekler için tercih edilir oldu. Hangi türü olursa olsun konservelerin gerek üretim teknolojisi ve gerekse saklama koşulları açısından belirli kuralları mevcuttur. Konserve alacakların özellikle dikkat etmesi gereken konu kapak kısmının görüntüsü olmalıdır. Normal koşullarda bu kısım içe göçük olur. Eğer kapak dışa doğru bombelenmişse, bu konserve sizi tehlikeli şekilde zehirleyebilir. Botulizm denilen türdeki gıda zehirlenmesinde, bulantı, kusma ve ishalin yanısıra, görme bulanıklığı ya da çift görme, yutkunma ve nefes alma zorluğunun yanısıra ileri derecede güçsüzlük vardır. Bu tür belirtisi olanlar acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmazsa, tüm vücutta ve solunum kaslarında ölümcül derecelere varabileben felçler görülebilir.

Gıda Zehirlenmesine Dikkat
Yaz gelince gıda zehirlenmesi olayları da sıklaşıyor. Bunu en önemli nedeni, sıcaklarda bakterilerin üreme hızının artması. Bir başka neden de sinek, böcek gibi haşerelerin çoğalması. Kan ve et gibi proteinli maddeler, bakterilerin üremesi için en uygun ortam. Açıkta duran gıda maddelerine konan sinekler ayağında mikrop taşıyor, sıcakta mikroplar hızla çoğalıyor. Yiyeceklerinizi mutlaka buzdolabında saklayın. Et doğramakta, sebze ayıklamakta kullandığınız bıçakları iyice yıkamadan pişmiş gıdalarda ve başka bir yemeği hazırlamada kullanmayın

Kabuklarıyla Yiyin
Şeker hastalığı ya da zayıflama çabası gibi nedenlerle diyette olanların sebze ve meyveleri kabuklarıyla yemeyi ihmal etmemeleri gerekir. Diyet uygulamaları nedeniyle beslenmesi kısıtlı olanların kabuklarda yoğun olarak bulunan vitaminler ve minerallerden yararlanmakarı kadar kabuklarda bulunan bitkisel liflerin mideyi doldurucu, bağırsaklarda posa bırakarak bağırsakları çalıştırıcı etkisinden de yararlanmayı unutmamaları gerekmekte.

Hepatit B Aşısı Oldunuz Mu?
Bulaşıcı sarılık tiplerinden biri olan Hepatit B toplum sağlığı açısından AIDS’den daha büyük bir risk yaratıyor. Türkiye’de Hepatit B virüsü taşıyıcısı olanların sayısı milyonlarca… Bu kişilerin çoğu hastalık virüsünü taşıyıcı olduklarını farkında bile değil. Hepatit B, kan ve vücut salgıları aracılığıyla bulaşabiliyor. Hastalığı kronikleşerek siroza ya da karaciğer kanserine varma olasılığı yüksek. Hepatit B virüsüne karşı koruyucu aşı var. Virüsle karşılaşmadan yapılacak aşı ile korunmak mümkün. Henüz aşı olmadıysanız, ilk fırsatta olmayı ihmal etmeyin.

Antibiyotikleri Gereksiz Kullanmayın
Ateş yükseldikçe antibiyotik kullanma eğilimimiz var. Bu eğilim o kadar yaygınlaştı ki, muayene ettiği yüksek ateşli hastaya antibiyotik rçetesi yazmayan doktorun yanlış yaptığını düşünecek kadar… Oysa antibiyotikler, bakteri türü hastalık etkenleri üzerinde etkilidir. Bunların dışındaki ateş yükseltici etkenlere antibiyotiklerin bir etkisi yok. Antibiyotikleri gereksiz ya da önerilen doz ve süre dışında kullanmak vücutaki yararlı bakterileri yok ettiği gibi, bazı zararlı bakterilerin antibiyotiklere direnç kazanmasına da yol açabiliyor. Antibiyotiklere direnç kazanmış bakterilerle oluşan infeksiyonlarla karşılaşıldığında da yapılabilecek şeyler çok kısıtlanmış oluyor

Ter önleyicilere dikkat
Özellikle yaz aylarında ter kokusunu önlemek amacıyla yoğun olarak kullanılan deodorantların, terlemeyi engelleyerek, vücuttaki toksinlerin atılmasını önlemektedir.

Aşırı deodorant kullanımı, ter bezlerinin çalışmasını engeller

Ter bezleri tıpkı böbrekler gibi çalışır, toksin tuz ve üreyi vücuttan atarlar

Terlemek bir savunma mekanizmasıdır. Teri önlemek, güneş çarpmasına davetiye çıkarır

RUH SAĞLIĞI: En iyi ilaç: Gülmek

En son, karnınızı tutarak, yerlerde yuvarlanarak ne zaman güldünüz? Ne zaman bir arkadaşınızla telefonda kahkahalara boğuldunuz? Hayatımızda gülmek için vakit ayırmadığımız bir gerçek. Psikiyatrist Dr. Judith Kupersmith (Texas Tech Tıp Merkezi) gülmenin sanılandan çok daha önemli olduğunu, stresi anlamlı ölçüde azalttığını söylüyor ve “Gülmenin strese karşı bir savunma mekanizması olduğunu düşünün. Aynı anda hem gülmek hem de üzüntülü olmak çok zordur” diyor.

Aslında kendisi böyle bir araştırma yapmamış olmasına rağmen bu amaçla yapılan birçok araştırmanın benzer sonuçlar verdiğini, mizahın kan basıncını düşürüp endorfin hormonunun açığa çıkmasını sağladığını belirtiyor. Endorfinler beyine etki ederek kişinin kendisini mutlu hissetmesini sağlıyor. Gülmek ayrıca, dolaşımı düzenliyor, kalbi, sinir ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ayrıca direk olarak bir kişiye gülmüyorsanız kimseye bir zarar vermiyor.

Siz kendiniz gülmeseniz de fıkra anlatmak da endorfin salgılanmasını sağlıyor. Diğerlerinin gülmesi de sizi olumlu etkilemiş oluyor. En etkili gülüş şekli ise göbekten gelen gülüş. Bu şekilde gülmenin ruh sağlığına inanılmaz olumlu etkileri var. (daha fazla…)

Okunma: 269

12345 (Bu yazıyı değerlendir!)
Loading ... Loading ...
 
20 Kasım 2008, Perşembe

- Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin.
- Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ayırın.
- Telefonda konuşurken ayakta durun.
- Her gün yarım saat daha az televizyon izleyin.
- Televizyon izlerken ütü yapın.
- Kısa mesafelerde araba kullanmayın.
- Arabanızı alışveriş yapacağınız süpermarketin otoparkının en uzak köşesine park edin.
- Merdivenleri birkaç kalori daha yakma fırsatı olarak görün.
- Ev işi yaparken kendinizi daha canlı hissetmeniz için hareketli müzikler dinleyin.
- Çocuklarla oynarken daha aktif olun.
- Arkadaşlarınızla yemek-içme dışında çeşitli aktiviteler için de bir araya gelin.
- Sizi aktif kılacak yeni bir hobi edinin.
- Aktiviteyi bir görev olarak değil, kendinizi rahatlatmak için bir fırsat olarak görün.

Okunma: 99

12345 (Bu yazıyı değerlendir!)
Loading ... Loading ...

Zayıflama nın ya da kilo almanın hiçbir mucizevi şekli yoktur. Hiçbir ilaç, hiçbir müdahale, hiçbir yardımcı ürün ya da hiçbir özel beslenme listesi bunu tek başına sağlayamaz. İnsan yaşamı boyunca istediği sürece her zaman istediği kadar kilo verebilir ya da alabilir. Önemli olan kendisi ve vücudu için gerekli olan sağlıklı kilosunu yaşamı boyunca koruyabilmesidir.
Bu bilinci edinen kişi her zaman dikkatli ve seçerek yemek yer. Ne sağlığımızdan vazgeçmeliyiz ne de lezzetli, zevk veren, insana insan olduğunu hissettirip yaşamdan zevk almasını sağlayan güzel yemekler ve gıdalardan.

Sağlıklı ve doğru beslenme bilincinin edinilmesi, doğruların öğrenilebilmesi ve yaşam boyu uygulanması hem fedakarlık hem zaman isteyen bir emek işidir. Bunu yapabilmek için hem sağlıklı beslenmeyi öğrenmek isteyen kişi hem de bu konuyu öğretecek olan uzman karşılıklı bir eğitim süreci yaşarlar. Bu süreç içerisinde uzman kendisine başvuran kişini genetik kodlaması, yaşamının başından itibaren gelişen beslenme alışkanlıkları, o sırada yapılmış olan çeşitli kan değerleri ölçümlerine göre yorumlanacak olan organik yapısı, sosyal yaşamı ve hayatını nasıl yaşadığı ile ilgili bilgileri öğrenir ve o kişi hakkında eğitilmiş olur.
(daha fazla…)

Okunma: 87

12345 (Bu yazıyı değerlendir!)
Loading ... Loading ...
 
25 Mayıs 2008, Pazar

ÇOCUKLARDA ATEŞ ve ATEŞLİ HAVALE

Ateş nedir? Normalin üstündeki vücut ısısı olarak tanımlayabileceğimiz ateş, anne babaları korkutsa da aslında çocuk için zararlı değil hatta yararlıdır. Çocuk hastalıklarında, özellikle enfeksiyonlarda görülen bir bulgudur, kendi başına bir hastalık değildir. Ateş, vücudun enfeksiyon etkeniyle savaşmasını, bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar.
(daha fazla…)

Okunma: 85

12345 (Bu yazıyı değerlendir!)
Loading ... Loading ...
 
23 Mayıs 2008, Cuma

Bu mevsim başka türlü geçmez… Hem stres atın hem alerjiden kurtulun.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Fikret Çınar, ilkbahar mevsiminde insanlar üzerinde oluşan stres ve alerjiden kurtulmak için öpüşmenin yararlı olduğunu kaydetti.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve aynı zamanda kulak burun boğaz (KBB) doktoru Fikret Çınar, son yıllarda tüm toplumlarda alerjik hastalıklar giderek daha sık görülmekte olduğunu ve bunlardan kurtulmak için öpüşmenin yararlı olduğunu söyledi. Artan alerjik hastalıklar içinde en önde alerjik rinit (alerjik nezle) geldiğini söyleyen Çınar şunları söyledi:
“Hastalık kişilerin yaklaşık yüzde 30′unda rastlanmaktadır. Alerji farklı tepki vermek anlamında bir kelimedir ve alerjik kişiler zararsız maddelere karşı herkeste görülmeyen farklı ve aşırı reaksiyon gösterirler. Bu yanıt burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, aksırma nöbetleri, göz yaşarması, öksürük şeklinde görülebilir.Yani alerjik rinitli bir hastanın bu belirtilerle birlikte yaşam kalitesi son derece kötüleşir. Uykusu bozulan, iş ve okul performansı azalan ,günlük aktivitelerini yapamayan bir kişi ortaya çıkar.”
(daha fazla…)

Okunma: 127

12345 (Bu yazıyı değerlendir!)
Loading ... Loading ...

Havuzlardaki klor saçlara zarar veriyor

Uzmanlar, güneşin yaydığı ultraviyole ışınları ile deniz suyundaki tuz ve havuzdaki klorun, saçın en büyük düşmanı olduğunu belirtiyorlar.

İnternet’ten derlenen bilgilere göre uzmanlar, bayanların saç rengini açmak için kullandıkları kimyasal madde olan ‘oryal’in, tüm kadınlar tarafından endişe duyularak kullanıldığını, oysa havuz suyundaki klorun bundan çok daha tehlikeli olduğu vurgulandı. Havuz suyunda bulunan klorun mayoların bile rengini soldurduğuna, saçlarda da renk değişimine, kuruluğa, kırılmalara ve genel yıpranmaya neden olduğunu belirten uzmanlar, buna rağmen kadınların yüzde 99′unun havuza girerken saçlarını
koruyacak bir bone kullanmadıklarına dikkati çekiyorlar.
(daha fazla…)

Okunma: 77

12345 (Bu yazıyı değerlendir!)
Loading ... Loading ...