Yazar olmak için tıklayınız!

‘ güzel yazılar ’ Etiketli Yazılar

 
22 Şubat 2010, Pazartesi

Ben olmasaydım, hiç gelmeseydim buralara; dünya daha mı iyi olurdu, yoksa daha mı kötü, bilmiyorum.

Ama şunu biliyorum;ben olmasaydım,benimle birlikte birçok şey de olmazdı.
Ben olmasaydım,annem de olmazdı söz gelimi.Babam da…Benim değil,ablalarımın annesi ve babası olurdu annemle babam.O zaman ben onların hiç olmayan oğulları
olurdum.
Ve sözgelimi siyah kadife ceketim… Ben olmasaydım,siyah kadife ceketim kimin olurdu bilmem… O zaman onu giyen kimse,onu benım sevdiğim kadar sever miydi,onun içinde benim kadar mutlu olur muydu,onu giyebilmek için birkaç sene bekler miydi?..
Ben olmasaydım şu çiçekleri kim sulardı,kim silerdi yapraklarını,onlara kim şarkı söylerdi böyle geceleyin?..
Ben olmasaydım,bir kalbim de olmazdı benim.Kalbimdeki bunca kimse,bunca şey,kimbilir kimin kalbini süslerdi o zaman?..
Ben olmasaydım benca savaş,bunca ölüm bunca yoksulluk olur muydu yine?Olurdu belki…Ama işte ben olmasaydım onları hiç görmezdim,hiç olmamış olurdu onlar benim için…
Ben olmasaydım,şimdi bunları okumazdın sen.Başka şeyler yapardın,başka şeyler okurdun muhakkak…
Ben olmasaydım o kaybettiğim şemşiyeleri kaybedecek biri çıkar mıydı yine?.. O sen olurmuydun?.. Her yağmur yağdığında sırılsıklam…
Ben olmasaydım,o küçük,o siyah kuşu kimse vurmazdı belki… O küçük,o siyah kuşun ölümü ben olmazdım o zaman… Ağlayarak koşmazdım kuşların ardından o kadar…
Ben olmasaydım,akşamlar yine bu kadar güzel olur muydu?. O şarkı kimin içinden akardı usulca?..O şarkıyı kim söylerdi sesi tükeninceye kadar?..

Üstüme serilen gökyüzü,ben olmasaydım sen yine bu kadar mavi olur muydun?..

Okunma: 7885

12345 (1 oy, ortalama: 5,00/5)
Loading ... Loading ...
 
20 Ekim 2009, Salı

Öyle durumlar vardır ki, öyle anlar. Dünle yarın arasına sıkışmış zamanlar gibi. Bir yandan öfkeyle intihara bilenir duygular. Bir yandan hırsla, inatla umut yaratır umutsuzluğuna. Ne oldu, dersin hepsi bu kadar mı? Öylesine tepkilisindir ki gıkın çıkmaz. Sende şaşarsın bu suskunluğuna. Binlerce cümle vardır kurabileceğin. Milyonlarca sözcük. Ama biri bile çıkıp kefenden yetişmez imdadına o an için. O ana kadar ne varsa hayatta boşluklarına anlamlar yükleyip, kendin için anlamlı kıldığın, uzak, soğuk ve hiç olmadığı kadar yabancı olurlar sana. Anlamsız öylesine bir resmin, öylesine bir parçası gibi.


Böyle anlara hepsimiz tutulmuşuzdur. Ve belki böyle zamanlardan birinde son vermek istemişizdir her şeye. Bitsin. Zaman dursun. Ne varsa yaşam belirtisi adına sussun, sönsün istemişizdir. (daha fazla…)

Okunma: 4365

12345 (4 oy, ortalama: 5,00/5)
Loading ... Loading ...
 
22 Ağustos 2009, Cumartesi

Bir gün bir çocuğa sormuştum, “Deniz neden tuzludur?” diye.
Babası uzun bir sefere çıkmıştı. Çocuk hemencecik karşılık verdi:
-”Deniz tuzludur, çünkü denizciler durmadan ağlar!”
-”Neden denizciler böyle çok ağlar ki?”
-”Çünkü”, dedi, “yolculukları bitmez… Onun için de mendillerini hep direklere asıp kuruturlar! ”
Gene sordum:
-”Ya niçin insanlar üzgün olunca ağlar? ”
-”Çünkü”, dedi,  “daha duru görebilelim diye gözlerin camını ara sıra yıkamak gerek!”
August Strindberg

Okunma: 568

12345 (Bu yazıyı değerlendir!)
Loading ... Loading ...
 
22 Ağustos 2009, Cumartesi


Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, “Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.” dedim. Deniz kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum. Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan kaptı. Hoş beşten sonra konuya giriyorum.
-Oğlum haftaya düğünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor. Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi birden bire kızardı. Kerata ne anlatacağımı zannettiyse! (daha fazla…)

Okunma: 135

12345 (Bu yazıyı değerlendir!)
Loading ... Loading ...